BASINDA BİZ

Tarihe göre Haber getir

İA

ÖZGÜRCE... 'Muğlalılık" başkaldırısı yaşanıyor... Bu köşede 11.08.2017 tarihinde "AK Parti'de Kaçına Değişim" başlığı ile çıkan yazımın altına yapılan yorumlan sizlerle paylaşmalıyım. Veteriner Hekim Yusuf Kayacık'ın bu günlerde adı il başkanı adaylan içinde öne çıkıyor. O'nun adı etrafında bir "Muğlalılık" başkaldınsı yaşanıyor... Bu yüzden olsa gerek Kayacık'ın "bar, pavyon resimleri" yine gündeme getirilmiş. Bu gidişle Muğla AK Parti'de adaylıklar sadece hacı hocaya kalacak! Tabi Kayacık gerekli cevabı vermiş. Yenilir yutulur gibi değil... Kime, kimlere diyorsa, kendince haldi olarak "Şerefsizler" diyor... Hafta sonunda da son genel seçimde AK Parti'nin Muğla 3. sıra adayı Elvan Göçer kendisine delegeliğin çok görüldüğüne dair sosyal medyada paylaşımda bulunmuş. Cumartesi gününden beri sosyal medya yıkılıyor... Hangisini paylaşalım? Köşem ne kadar imkan verirse o kadar hepsim paylaşalım... XX XX XX İnternette "AK Parti'de Kaçma Değişim" başlıklı yazımın altına Reşat Öztepe adeta AK Parti'nin Muğla'dald sorununu özetlemiş. "Her Partide olduğu gibi Adalet ve Kalkınma Partisinde de bir takım yanlış gidişat vardır. Hasbî Adamları bulmak cidden zor. Herkes Hesabi olmuş. Cumhurbaşkanımız çırpınıyor. 2019'da202de çok önemli. Ancak; İnsan kaynağı olarak2004'e, 2007'ye ve 2010 'a göre biraz daha kaliteli arkadaşlarımız var. Ama o insanlar kolay ikna olmazlar. Sen yapma ben yapmayayım bu işi kim yapacak bilemiyorum" diye yalanmış. Salih Demir adın dala okurumuzda "Ak Partide sorun yok. Sorun CHP'de var." derken, "ayla ak" mmuzlu okurumuz da "Yerli ve milli... Ne kadar güzel bir söz. Bunu Muğla'da uygulamak çok mu zor? Ak Parti bunu uygulasın işin yarısını halletmiş demektir. Muğla Halkının yeme içme alışkanlıkları ve giyim tarzıyla kavgası olan yerlide istemiyoruz." demiş. Sonrada özetle şöyle devam etmiş: "Bir milyonluk Muğla'da Muğlalı profiline uygun yetişmiş insan bulmak çok mu zor? Allah'ın imiyle Sayın Cumhurbaşkanımız bunu da bulacak. İyi bir il başkanı bulacaktır. Her konuda kamuoyu araştırmalarına başvuran bir parti Muğla'da bu konuda kamuoyu araştırması yapsa Muğla sosyolojisi doğruyu bulacaktır. Ak Partinin bu sorunu CHP yi de etkiliyor. Bu sorun onlarında sorunu. Muğlalılar olarak dışarıdan atanan seçilmişlere karşıyız. Muğlalılar olarak artık yeter diyoruz." Okurumuzun "yeme içme alışkanlıkları ve giyim tarzıyla kavgası olan yerlide istemiyoruz" ifadesi oldukça dikkat çekici... XX XX XX AK Parti Muğla'da kongrelere giderken bu konular konuşuluyor mu bilmem. Bilebildiğimiz ve gördüğümüz kadarıyla Muğla'da adeta isyan ateşleri yanıyor. Kulislerde konuşulanlara bakılırsa partide öne çıkanlar veya çıkmaya çalışanlar ya disipline verilerek veya delege seçilmesi engellenerek bir yerlere seçilmeleri engellenmek isteniyor. İddia bu... Nitekim AK Parti'nin son genel seçim adaylarından Elvan Göçer sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu; "Hep diyorum ya; 'Onursuzca, şerefsizce, yalanla dolanla bir yerlere geleceğimize, onurumla, namusumla, gururumla, şereflice dürüstçe yok olmayı tercih ederim.' Allah'a şükür kaybedecek bir koltuğumuz yok. Partimizde delege olabilmek için çalışmak gerekiyormuş, demek ki bizlerin hiç katkısı olmamış ki delege olmayı layık görmediler. Emeği geçen katkıda bulunan tüm arkadaşlara yürekten teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız, varlığınız daim olsun..." Tabi sosyal medyada gören ayağa kalktı... Hala da tepkiler devam ediyor... XX XX XX Tabi yorumlarıyla Elvan Göçer'i rahatlatmaya çalışanlar, "Milletvekili olabilmesi için delege olması gerekmediğini" söyleyenlerde vardı. Göçer anında onlara da şu yanıtı veriyordu; "Sevgili arkadaşlar, mesele delege olup olmamak değil inanın, şuan üye dahi olmasam partimde, ertesi gün seçim olsun Milletvekili adaylığımdaki çalışmalarımdan daha fazla çalışır, özen gösteririm emin olun. Üzüldüğüm konu da yok, sadece yapılan haksızlıkları azda oha dile getirmek amacım. Bir insanoğlu- Özcan Özgür nun delege olduğunu dahi günler sonra öğreniyor ise, yetkili makamlarda olan bir idarecimizin delege yazılmayışımdan 'haberimyok'demesi çok doğal." Sadece Elvan Göçer dep, kendilerine 'delegelik' çok görülen Zübeyda FeUahoğlu ve Selahattin Kayaman gibi partinin önde gelen daha pek çok isminin olduğu söyleniyor. Elvan Göçer'in yaptığına gelince, ben kendisinin çıkışını AK Parti Muğla Teşkilat Başkanı Şadi Pirci'nin çıkışma benzettim. Hatırlarsanız Pirci son il kongresinde partisinin teamüllerini altüst ederek, dönemin başbakan ve bakanlarını da dinlemeyerek genel merkezin "il başkanı" olarak belirlediği adayın karşısında aday olup, liste çıkarmıştı. "Parti içi demokrasi" bayrağı açmıştı. Elvan Göçer'in yaptığı da o... Şadi Pirci gibi "Parti içi demokrasi" isteğini ortaya koyan ikinci isim oldu... Tabi Pirci ve Göçer'in amaçlan farklı da olabilir. Bilmiyoruz. XX XX XX Veteriner Hekim Yusuf Kayacık ta öyle... 0 da AK Parti'de "Parti içi demokrasi" mücadelesi verenlerden. "Ticaret" değil, "Siyaset" yapmak isteyenlerden. Muğla'yı, Muğla'yı tanıyan ve Muğlalıların tanıdığı insanların daha iyi yönetebileceğine inananlardan... Kendisi öyle diyor... Son zamanlarda İl Başkanı adayları arasında Kayacık'ın adı da geçiyor ya, vay sen misin "parti içi demokrasi" diyen? Sen misin il başkam olmaya kalkan? Eski defterler yine kanştınlmış... Anlayamadığım nasıl, nereden buluyorlar? Bir yerel yayın organına elbette birileri servis ediyor, ama işte o servis edenler nereden buluyorlar? Hem bu defa Yusuf Kayacık'ın yanında MUTSO Başkam AK Parti MKYK Üyesi Bülent Karakuş'un da yer aldığı fotoğraf veya fotoğraflar kullanılmış! Ben görmedim... XX XX XX Kayaak başına gelenleri "Şerefsizler" başlığı altında kaleme aldığı yazıda anlatmış. Önce AK Parti İl Başkam Kadem Mete'nin sosyal medya paylaşımlarında kullandığı "İt ürür, kervan yürür" ifadesine değinmiş. 0 ifadenin kim veya kimler için olduğu sorulduğunda Mete'nin "Teşbihte hata olmaz", "Yaıası olan gocunur" şeklinde verdiği yanıtlan eleştirerek şöyle demiş: "Sayın Başkan; senin hakkında daha da bir şey yazmam... Allah Muğla'da Ak Parti'ye oy veren 184 bin dava dostuna sabır versin..." Bence İl Başkanı Kadem Mete mutlaka bir açıklama yapıp, "Hayır bunları ben yazmadım. Sahte hesap bu" deyip insanların gönüllerini alacaktır, diye düşünüyorum. Bir parti kıra döke 2019'a gider mi? Bizi ilgilendirmez tabi... XX XX XX Kayaak sonra asıl meseleyi "Şahsen ben, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde milletvekili aday adayı olmuştum... Bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum... Temayülde ismim hep Önlerde çıkmıştı... Sonrasında nihai sıralamayı yapacak olan, üst kurulun toplanmasına 2 gün kala satılmış bir gazetede, yıllar önce bir düğünde çekilenfotoğrafım yayınlandı..." diyerek şöyle anlatmış: "Oysa bulunduğumuz yer Ortaca'nın en müstesna mekanlarından biri olan Botanik Restorandı... İl Başkanlığı için ismim geçmeye başlayınca... Aynı şeref yoksunları dün yine birfotoğraf paylaşmışlar... Aylar önce doğum günümde çekilen bir fotoğraf... üstelik bu defa fotoğrafta MUTSO Başkanımız, MKYK üyemiz (tabi fotoğrafın çekildiği dönemde MKYK üyesi değildi) kan kardeşim Bülent Karakuş da var... Geçen sefer aldığımız karar gereği bu rezilliğe sessiz kalmıştım... Ama artık yeter... Burası Muğla... Biz Demokratlar hoşunuza gitse de gitmese de, Atatürkçü, Milliyetçi ve Vatanseveriz... Evet, biz sosyal insanlarız, eşimizin dostumuzun düğünlerinde alkol alırız.. Bunu hiçbir zaman gizlemedik, gizlemeyiz... Evet, kabul ediyorum biz sizlerden farklıyız... Biz namaza gideriz ama sizler gibi camide fotoğraf çektirmeyiz... Biz oruç tutarız ama sizler gibi sahura kalktığımız belli olsun diye o saatte sosyal medyadan paylaşım yapmayız... Evet biz farklıyız..." XX XX XX Kayaak ve O'nun gibi, Göçer gibi "farklı" olanların işi zor... AK Parti'nin de zor... Yukanda Reşat Öztepe ne diyordu? "Hasbî Adamları bulmak cidden zor. HerkesHesabî olmuş. İnsan kaynağı olarak 2004'e, 2007'ye ve 2010'a göre biraz daha kaliteli arkadaşlarımız var. Ama o insanlar kolay ikna olmazlar." diye yalanıyor. ia

  • YAYIN : Gazete Milas
  • TARİH :16.08.17
Gazete Milas
16.08.17

DARBECİDEN MAHKEME BAŞKANINA ÇİRKİN İDDİA

Darbeciden mahkeme başkanına çirkin iddia Cumhurbaşkanına suikast girişimi davasında esasa ilişkin savunmasını yapan eski Kurmay Albay Osman Kılıç'ın 'mahkeme heyetinin müşteki avukatları ile birlikte yemek yediği iddiaları var' sözü üzerine araya giren Mahkeme Başkam Emirşah Baştoğ, "Bu iddia ispatlansın bugün istifa ederim. Bu iddiayı ortaya atanlar özür dileyerek söylüyorum şerefsizdir" dedi Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden 'Cumhurbaşkanına suikast girişimi' davasında sanıklann esasa ilişkin savunmalannın alınmasına devam ediliyor. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası salonunda devam eden duruşmada sözde 'Yurtta Sulh Konseyi üyesi', dönemin Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğünde görevli eski Kurmay Albay Osman Kılıç, mahkeme heyetine son savunmasını yaptı. Sanık Kılıç'ın, "Mahkeme heyeti ile müşteki avukatlarının yemek yediği iddialan var" sözü üzerine araya giren Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Bu iddia ispatlansın bugün istifa ederim. Bu iddiayı ortaya atanlar özür dileyerek söylüyorum şerefsizdir" dedi. FETÖ üyesi olduğu iddialannı reddeden ve 16 Temmuz tarihinde Akıncı Üssünde gözaltına alındığını belirten sanık Kılıç, "Hayatımın hiçbir döneminde söz konusu örgütle ve kuruluşlanyla irtibatım ve ilişkim olmadı. Yurtta Sulh Konseyi'nin varlığını ve ismini savcılıkta öğrendim. Böyle bir konseye üye değilim. 1960 darbesine benzerlik olsun fantezisiyle bir liste oluşturulmuş. Liste boş kalmasın dolduralım düşüncesiyle hareket edilmiş. Konsey üyeleri olduğu ileri sürülen listedeki ll'ini hiç tanımıyorum. Villada yapılan toplantılann yapıldığı tarihlerde ailemle tatildeydim. Bunlar faraziye değil fanteziye dayalı iddialar" dedi. "Bu bir tiyatro ve kumpastır" Darbe girişimi günü Akıncı Üssüne tören için gittiğini belirten Kılıç, "0 gün Alcına Üssü'nde çok sayıda pilot ve uçak gördüm. Durumu öğrenmek için hareket merkezini aradım. Bana tüm görevlerin ve uçuşların yasak olduğu söylendi. Saat 21.47 sıralannda Şükrü Seymen beni aradı ve Genelkurmay Başkanı'nın durumunu sordu. Ben de durumu hakkında bilgim olmadığını söyledim. Seymen telefonda kendisine bazı görevlerin verildiğini, bilgim olup olmadığını sordu. Görevler ile bilgim olmadığını, görevi İtimin verdiğini sordum. Bana görevi Semih Paşa'dan aldığını, görev içeriğini söyleyemeyeceğini belirtti. 23.30 gibi Akıncı Üssü'nde entegre olduğum sırada bir havacı subay bulunduğum bölgeye geldi. Gökhan Şahin Sönmezateş ve Şükrü Seymen ile irtibatta olan var mı diye sordular. Ben de Şükrü Seymen ile görüştüğümü söyledim. Bana Seymen'e ulaşarak görevlerin iptal olduğu bildirmemi istedi. Ben de görüşmemiz sırasında bunu söyledim dedim. Bunu duyan havacı subay kızarak 'kendi başınıza neden iş yapıyorsunuz' dedi ve yanımdan aynldı. Bir süre sonra yanıma Üsteğmen ile birkaç silahlı asker geldi. Ellerinde bulunan ve içinde telefon olan kutuya telefonumun kilidini açarak bırakmamı istediler. Ben de telefonu kutuya bıraktım Gece boyunca telefonum başka kişiler tarafından kullanılmış. 3 yıl Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevi yaptım. Bu bir tiyatrodur daha da ötesi laımpastır" diye konuştu. Mahkeme başkanına çirkin iddia Sanık Osman Kılıç esasa ilişkin savunmasını yaptığı sırada Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ile ilgili iddiası Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ'u kızdırdı. Sanık Kılıç'ın, "Mahkeme heyeti ile müşteki avukatlannın yemek yediği iddialan var" sözü üzerine araya giren Baştoğ, "Biz mi yemek yemişiz" diye sordu. Osman Kılıç'ın "Evet" demesi üzerine konuşan Baştoğ, "Bu iddia ispatlansın bugün istifa ederim. Bu iddiayı ortaya atanlar özür dileyerek söylüyorum şerefsizdir" dedi. (İHA)

  • YAYIN : Gazete Milas
  • TARİH :16.08.17
Gazete Milas
16.08.17

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A SUİKAST GİRİŞİMİ DAVASI.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi davası... MUĞLA'DA, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldınya ilişkin, 3'ü firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşmasının beşinci oturumu başladı. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklardan bazıları, geniş güvenlik önlemleri altında getirildi. (Fotoğraf: A.A.)

  • YAYIN : Ortadoğu
  • TARİH :17.08.17
Ortadoğu
17.08.17

TUĞG. SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİ

MUĞLA da FETÖ'nün darbe teşebbüsü sıra- L sında Cumhur- ^ başkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldınya ilişkin 3'ü firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası salonunda görülen davanın duruşmasında, tutuklu sanıklardan dönemin eski Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın, esas hakkındaki savunması dinlendi. Marmaris'teki saldınyı gerçekleştiren helikopterlerden birine Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle yargılanan Kızılelma, hakkındaki suçlamalan kabul etmediğini söyledi. Kızılelma'nın savunmasında "Helikoptere yakıt ikmali yapmamız emrini Tezcan Kızılelma verdi" diyerek kendisini suçlayan sanık Cenk Bahadır Avcı aleyhine hiçbir şey söylememesi dikkati çekti. aa) Tuğg. suçlamayı kabul etmedi etmedi be I * tl r- „ - «¦ e x — «o P ' f N ıelik * ıi ve /a ilişkin 3'ü firari, 43'ü

  • YAYIN : Türkiye de YeniÇağ
  • TARİH :17.08.17
Türkiye de YeniÇağ
17.08.17

YAKIT VERİN EMRİNİ İNKAR ETTİ

YAKIT VERİN EMRİNİ İNKAR ETTİ Muğla'da görülen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast davasında suikast timinin helikopterine Dalaman'da yakıt verin emrini verdiği söylenen Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma" Ben Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı Albay Cenk Bahadır Avcı'ya helikoptere yalat verin diye bir emir vermedim" dedi. Cenk Bahadır Avcı ise "Tuğgeneral Tezcan Kızılelma'yı aradım. Helikopter geldiğini söyledim, kendisi helikopterle ilgili sıkıntı olmadığını, Deniz Kuvvetleriyle temas halinde olduğunu, yakıt vermesinin sıkıntı olmayacağını söyledi" dedi.S6 vHbTJjH f «wn

  • YAYIN : Muğla Gazetesi
  • TARİH :17.08.17
Muğla Gazetesi
17.08.17

HABER

yk H OKU/YORUM Zübeyda FELLAHOĞLU TURİZMCİLER BAYRAM YAPABİLECEK Mİ? muglagzt48@hotmail.com z.fellahoglu@hotmail.com Hükümetin Kurban Bayramı tatilini 10 güne uzatması turizmcileri rahatlatsa da, bundan rahatsız olan esnaf grubları da yok değil. Oysa tatile çıkacak insanın tatil hazırlığı yapacak olması göz ardı ediliyor. Rahatsızlığını belirten esnaflar Türkiye'de sadece turizmciler mi katma değer yaratıyor?Bizler yaratmıyor muyuz sorusunu seslendiriyor. Oysa bayram tatilinin 2 gün uzatılması fikri turizmcilerin sorunlarına palyatif çözümler getirmek için uygulanan pansuman tedbirlerdir. Türkiye'de bazı milli projeleri hazırlamak için kollan sıvamanın zamanı geldi. Milli hayvancılık projesi, özellikle hayvancılıkta dışa bağımlılığın önünü kesmek için, Eğitim ve Sağlık alanında geniş kesimleri kucaklayacak projeler, turizm için her bölgenin özellikleri dikkate alınarak hazırlanacak projeler öncelikli olarak ele alınmalı. İl il raporlar hazırlanarak, illerin ekonomiksosyal-siyasal-demografik haritaları hazırlanmalı. Ancak bunlar sadece 1-2 bürokratın hazırlıyacağı şekilde değil, STK'ların da raporları dikkate alınarak ilin fotoğrafı çekilmeli. Muğla ekonomisinin önemli kalemlerinden biri olan Turizm sektörünün paydaşları ellerini taşın altına koymak durumunda. İşvereninden-çalışanma, tarım ve güvenlik hizmetleri, ulaşım ve iletişim ağlarına kadar. Oda fiyatlarının çok yüksek rakamlarda olması, sunulan hizmetin kalitesi, çalışanların memnuniyetini etkileyen faktörlerdir. Bu faktörlerin ancak Turizm İl Müdürlüklerince otele verilecek yıldızların hak edip etmeyişlerine bağlı. Bu konuda görüşlerini aldığımız Muğla İl Ticaret Odası Başkanı sn. Bülent Karakuş; "Turizm sektöründe gerileme 2016 yılında başlamıştır. Ancak alınan tedbirlerle 2017 yılında turizm sektöründe iyileşme başlamıştır. 2016 yılında sektörde görülen daralma en çok Muğla - Antalya - İstanbul - İzmir gibi turizm kentlerini etkilemiştir. Yapılan çalışmalarla Hindistan, Ukrayna, Rusya ile turizm bağlantılarımız kurulmuştur. Yeni turizm pazarları bulunmuş, gerekli görüşmeler yapılmaktadır. Tabi Avrupa'dan gelen turistleri de önemsiyoruz dedi. 2017 yılında ile gelen turist sayısında yüzde 25 artış, ekonomik getiri de 15'lik bir artışın olacağını belirtti." Görüyoruz ki bu konuda çalışmalar devam etmekte, 20i8'de turizmde Muğla il olarak yıldızı parlayacaktır.

  • YAYIN : Muğla Gazetesi
  • TARİH :17.08.17
Muğla Gazetesi
17.08.17